ROTA SEÇMEK
Mavi yolculuğa çıkış noktaları belirli:Marmaris, Bodrum, Göçek, Fethiye ve nadiren Antalya. Kabin kiralarken rotanızı da seçmiş olacaksınız ama tekne kiralayacaksanız bütün rotalar sizin.
Mavi Tur;
Gezi boyunca genelde gece demir atılan koyda yapılan nefis bir sabah kahvaltısından sonra, deniz hareketlenmeye başlamadan bir sonraki koya ulaşmak üzere yola çıkılacak "Demir at demir çek, kıyıya bağlanan palamarları çöz “ işleri angarya gelmiyorsa, mürettebata yardım edersiniz. Tembellik yapma hakkınız zaten baki; tüm bu işleri yapan gemicileri seyrederken bile yoruluyorsanız yükselmeye başlayan güneşin tadını güvertede kitap okuyarak almanız pekala mümkün. Öğleden önce varılacak limanda siz denizin keyfini çıkarırken mürettebat yemek hazırlıklarına başlar. Yemek sonrası kısa bir şekerleme günün geri kalanının tadını almanıza yardımcı olur.
Dinlendikten sonra ister sörf yapın,ister masmavi sularda kulaç atın, ister gözlük ve şnorkelle sualtını keşfedin ya da oltanızı atıp balık tutmaya çalışın. Bazı lüks teknelerde deniz motosikleti olabileceğini de unutmayın
Ara dinlenmelerde arkadaşlarınızla sohbet çeşitli oyunlar oynamak veya romanınızın sayfalarında kaybolmak sizin seçiminiz.Güneşle vedalaşırken bir duble içkiyle dünyanın gerçekten en eşsiz koylarını seyretmeyi zaten iş edineceksiniz.
BODRUM- MARMARİS
EGE İLE AKDENİZ'İN SINIRINDA
BODRUM
Yarımadanın kuzeyindeki Mandalya (Güllük) Körfezi'nin güzelim koyları, balık çiftlikleri yüzünden ne yazık ki artık tur rotasından Çıkarılmış; Gölköy ve Türkbükü, bir moda halinde kentli zenginlerin akın ettiği ve hayatın iskeleler üzerinde yaşandığı bir yer haline gelmiş olsa da, ilginç mekanlara ev sahipliği yapıyor. Yeni marinası, görece sakin kasaba hayatı ve yeldeğirmenleriyle Yalıkavak yatçılar için bir cazibe merkezi. Antik Myndos kentinin yerinde yükselen Gümüşlük, yarımadanın batı sahili boyunca rastlayabileceğiniz en emniyetli doğal kaya sahip. SIT alanı olduğu için Bodrum yarımadasındaki hınca hınç yapılaşmadan en az nasibini alan nokta olan Gümüşlük, günbatımları, balığı ve yürüyerek ulaşılan tavşan adasıyla ünlü.
Geldik mavi yolcuların en çok sevdiği bölüme... 1950'li yıllarda Bodrum'dan yola çıkan geziler, Gökova Körfezi'nde yoğunlaşıyordu. 1960'lı yıllarda da Sabahattin Eyüboğlu liderliğindeki aydınların Hürriyet isimli tekneyle çıktığı yolculuklar da genelde buraya uğruyordu. Her havaya kapalı çanak gibi koylarla dolu olması, sık bitki örtüsü ve çevredeki yüksek dağların yarattığı etkileyici doğal panoramasıyla Gökova Körfezi, her zaman yatçıların gözbebeğiydi. Haladaöyle.
1980'lerin ortalarında Çıkarılan koruma kanunları sayesinde, Türkiye'nin yapılaşmaya kapalı ender kıyılarından biri olarak kalmayı başaran körfezdeki bazı koylar, şimdilerde yeniden "turizme" yani beş yıldızIı otellere açılmaya çalışılıyor. Umarız bir gün, bütün kıyılarımıza beton dökmenin yararsızlığı ve geçiciliği anlaşılır...
GÖKOVA
Körfezin kuzey sahillerinde, Akbük'ten Gökova'nın en dip noktasındaki Akyaka'ya dek uzanan 10 millik sahil şeridi boyunca, yatlar için barınılacak fazlaca koy bulunmuyor. Denize dimdik inen dağlar, kayalıklar ve çamIıklarla kaplı bu sahil şeridinin sonunda, körfezin dibinde ise Akyaka yer alıyor. "Muğla'nın yalısı" olan Akyaka, güney sahillerimizdeki en dengeli gelişen köylerden biri. Bunu da büyük ölçüde, Nail Çakırhan' a borçlu. Doktor tavsiyesi üzerine Akyaka'ya yerleşmeye karar veren Çakırhan'ın kendisi için inşa ettiği eski Muğla evi tarzındaki küçük ev öyle beğenilmiş ki, zamanla köyün mimari stili haline gelmiş. Amatör birmimar olarak işe başlayan Çakırhan'ın bugün Bodrum, Muğla, Datça ve Fethiye'deki pe_ çok güzel yapıda ve kimi otel binalarında.imzası bulunuyor.
Günübirlik yat turlarının ayrıldığı sıradi Sedir Adası'nda olursanız, bu eşsiz doğa olu şumunun tadını çıkarabilirsiniz. Oolitik kireç taşından kendine has kumu ve turkuvaz 5ula rıyla eşsiz olan Sedir Adası (Kleopatra Adası_ rivayete göre Antonius tarafından gemilerlE Afrika'dan getirilen kumlarla Kleopatra içi_ özelolarak yapılmış bir plaja sahip. Anadolu denizlerinde benzeri bulunmayan bu incecil kuma, en yakın Girit'te rastlanıyor.
Bu noktadan sonra, Gökova'nın en güze kıyıları önünüzde uzanıyor: Büyük çatı ve Kü çük Çatı koyları, Balıkaşıran, Yedi Adalar vı tabii ki Değirmenbükü. Gökova'nın en büyül koyu olan ve iki milden fazla karanın içinı uzanan Değirmenbükü'nde, Ingiliz Limanı vı Okluk koyu saklı. Gökova'nın uzun süre kc naklamak için en uygun koyu olan Okluk'uı girişinde, Sadun Boro'nun Gökova'ya arm2 ğanı olan bir denizkızı heykeli sizi karşılıyor.
'Heykelin kaidesindeki sözler, Bora'nun teknesi Kısmet ile dünya denizlerindeki serüvenini özetliyor: "Bu denizkızı düşlerini süsleyen cennete erişebilmek için nice engin denizler, ufuklar aştl... Kıtalar, adalar, koylar dolaştı... Ta ki Gökova'ya ulaşıncaya kadar..."
AFRODIT'IN KANATLARı ALTINDA: DATÇA YARIMADASI
Gökova Körfezi'nin, bazıları sadece bir iki teknelik dantel gibi koyları geride kaldıktan sonra; Datça (Reşadiye) Yarımadası'nın kuzeyinde, Gölyeri mevkiinden Körmen Limanı'na dek 15 mil boyunca, düz ve rüzgaraltı sahiller devam ediyor. Buradan sonra da birkaç koy dışında, Knidos harabelerinin bulunduğu Deveboynu'na dek herhangi bir barınak bulunmuyor. 35 mil kadar denizin içine uzanan Datça Yarımadası, Ege ile Akdeniz'in tam sınırında. Bu noktadan itibaren, dağların daha
dikleştiğini ve denizin daha bir derin maviye döndüğünü fark edeceksiniz. Antikçağın denizciliğiyle ünlü bir başka kenti Knidos, yarımadanın en uç noktasında. Doğu Akdeniz'in tamamında ticarette söz sahibi olan kentin koruyucu tanrıçasının, denizcilere iyi şans getiren Afradit Euploia olması da şaşırtıcı değiL. Asıl ilginç olan, tanrıçanın MÖ 5. yüzyıl civarında dikilen heykelinin, antikçağın ilk "nü" kadın heykeli olmasıydı. Çevreden gelip geçen teknelerden de görülebilen bu heykel, o zamanlar Knidos'un "turist" akınına uğramasına yol açmıştı. Knidos ziyaretinden sonra, Datça'nın 235 kilometrelik sahil şeridi üzerinde keşfedilmeyi bekleyen 52 koy var!
BOZ iLE MAViNIN DANSI: BOZBURUN
"En küçük bir ses bile sanki gökgürültüsü,Içim kıpır kıpır, deniz kıpırtısız..." Bozburun hayranı Bülent Ortaçgil'in sözleri ne de güzel anlatıyor bu sahillerdeki dinginliği...
Ege'nin en güzel körfezierinden biri olan Hisarönü ile başlıyor Bozburun , yarımadası. Ormanların denize kadar
indiği, sahillerini hurma ağaçlarının süslediği körfezde; Karaincir, Çiftlik ve Kurcabük limanları ile yarımadanın en dar yerinde, Balıkaşıran ile sırt sırta vermiş Bencik koyu görülmeye değer. Daha sonra Orhaniye koyunda denizin üzerinde yürüyenleri görürseniz şaşırmayın: Denizin içine 400 metre kadar uzanan bir kum bankı olan Kızkumu'ndan yardım alıyorlardır.
Bodrum-Marmaris arasında yatçıların her türlü ihtiyacını karşılayacak donanımdaki ender yerlerden olan Martı Marina, Orhaniye koyunun girişinde bulunuyor. Yeşilova Körfezi'nin en önemli liman şehri olan Bozburun ise Ege ve Akdeniz'de, tekne yapımında uzmanlaşmış birkaç yerden biri. Bu işlere meraklı mavi yolcular uğrayabilir.
GÜNEY'IN EN BÜYÜK DOGAL LlMAN( MARMARIS)
4 mil genişliğinde ve 2.5 mil boyunda, adalarla açıkdenizden ayrılan büyükçe bir gölü andıran Marmaris Körfezi, bir donanmayı bile rahatça barındırabilecek doğal bir liman. 1957'deki depremde kaderine terk edilen, sonra hızla toparlanarak güney sahillerinin en önemli turizm merkezlerinden olan Marmaris, upuzun sahili boyunca sıralanan otelleri ve plajlarıyla Riviera'yı anımsatıyor. Büyük orman yangınları ve yapılaşma yüzünden cazibesini bir ölçüde yitirmiş ama hala Akdeniz'i iliklerinizde hissedebilirsiniz.
Marmaris'te üç marina ve dokuz çekek yeri bulunuyor. Özellikle Yalancı Boğaz'da tersaneler ve kışlama da yapılabilen çekek yerleri dikkat çekiyor. Güzel çevre düzenlemesiyle ünlü Netsel Marina'ya bağlandıktan sonra, Kale etrafındaki eski kentin daracık sokaklarında gezinirken kendinizi bir şeytan minaresinin içinde hissedeceksiniz.
MARMARİS - FETHİYE
DALYAN
Köyceğiz Gölü'nü denize bağlayan su kanallarının oluşturduğu labirentin içinde gezinmek, bölgeyi ziyaret eden turistler için hiç popülerliğini yitirmeyen aktivitelerden biri. Bu sulak alanda yüzyıllardır sürdürülen dalyan balıkçılığından dolayı "Dalyan" adı verilen bölge, Kaunos antik kentindeki kaya mezarlarının yanı sıra Caretta Caretta kaplumbağalarının Akdeniz'deki son yumurtlama alanlarından olan 5 kilometrelik Iztuzu plajıyla da ünlü. Bölgenin nefes kesici panoramasını görmek isteyenler için bir not: Araçla ulaşım bulunan Gökbel tepesindeki PTT link istasyonun dan tüm Dalyan ovası, kanal
Hisarönü Körfezi'nde yüzlerce koy görülmeye ve yaşanmaya değer. Ingiliz Limanı'ndan başlayan Marmaris'in geniş koylarına aşığlm, Durak noktalarım Bayırköy, Çiftlik, Orhaniye, Selimiye, Bozburun ve Söğüt olur. Bunların ardına gizlenen küçük koylar vardır ki sadece doğuştan denizciler keşfeder. Zira bu dar ve sığ boğazlardan geçmek hüner ve cesaret ister. Ekincik ve My Marina'yı severim. Göçek'te olması gereken bilirsen, kalabalık ve yakıcı sıcaktan kurtulursun. 'Benim için Göçek'in zamanı haziran başı ve ekim sonudur. Dalgaların rüzgarın ve, yelken açmanın yarattığı iç rahatllğıyla Kelebek koyuna atarım kendimi. Dalgaların sesini duyarak gecelemek, olağanüstü güzel bir sabaha uyanmak burada mümkündür. Ardından en favori adama varırız:
Gemiler... Beni, büyüleyen bir atmosfer vardır orada. Mistik hava deniz üstünde doruğa ulaşır. Gemiler ve ardındaki soğuk su yatağı favorimdir. Bir deniz banyosu, bir soğuk şok havuzu beni kendime getirir.
GÖÇEK KOYLARI
1988' den beri Özel Çevre Koruma statüsünde olduğu için yapılaşmadan uzak kalabilen Göçek Körfezi, Dalaman Havalimanı'na 20 kilometre uzaklıktaki stratejik konumuyla önem kazanmış ve Istanbullu işadamlarının yatıarını bağladığı bir nokta haline gelmişti. Birbirinden güzel koylarıyla yat turizminin önemli merkezlerinden biri olan Göçek'in küçücük limanında, belediye tesislerinin yanı sıra yatçıları ağırlayan üç güzel marina daha bulunuyor: Skopea Mari na, Club Marina ve Port Göçek Burada rastlayacağınız ideal, demirleme mekanları arasını Bedri Rahmi'nin büyükçe bir taşa çizdiği balık resmiyle ünlü Taşyaka Koyu, suya batmış eski bir manastır veya hamam kalıntısının içinde yüzebileceğiniz Hamam koyu, sırtlarından Göçek ve Fethiye körfezlerini bir arada görebileceğiniz Göbün koyu sayılabilir.
FETHİYE - KAS
LİKYANIN IŞIKLI SULARI
Halikarnas Balıkçısı, gözleri görmeyen birinin bile Likya'da lavantanın, yabani nanenin, adaçayının kokusundan nerede olduğunu kolaylıkla anlayacağını iddia eder. Gerçekten de birçok açıdan benzersiz bir bölgedir Likya. Dalyan'dan başlayıp Antalya'ya kadar uzanan Teke yarımadasında bir zamanlar hüküm süren bu antik uygarlık, Toros silsilesinin izole ettiği sarp bir bölgede kurulduğu için deniz yoluyla dünyaya açılmıştır.
Bu sahillerde, minyatür Yunan tapınaklarını andıran cepheleriyle kayalara oyulmuş mezarlar sizi karşılar. Likya ölümlüleri, en manzaralı yerleri kapmıştır her zaman! Geçmişte bölgedeki kentleri istilacılara karşı koruyan sarp ve ulaşılması güç bu topraklar, modern hayatın istilasına karşı da korunmayı başarmış görünüyor. Bu sayede Likya kıyıları, nefes kesici antik kentlerin insana sürpriz yaptığı sayısız el değmemiş nokta barındırıyor.
FETHIYE'DEN PATARA'YA DOGRU…
Bir yarımadanın kuytusuna saklanan Fethiye, geniş ve verimli ovalarıyla, yakın tarihe kadar denize ve turizm e sırtını çevirmiş bir sahil kasabasıydı. 1950 ve 1957' deki depremlerle yerle bir olmasının ardından, en fazla iki ve veya 3 katlı villa tip yapılarla donatılan Fethiye daha sonra türkiyenin Türkiye nin en önemli turizm adreslerinden biri olarak reenkarne oldu.Sezon boyunca başınızı yukarı kaldırdığınızda Babadağ dan süzülen rengarenk yamaç paraşütlerini izleyebileceğiniz Ölüdeniz,kaplan kelebekleri başta olmak üzere 100 e yakın gündüz ve gece kelebeği türüne ew sahipliği yapan Kelebekler vadisi,doğal yaşam tutkunlarının yeni kaçış mekanları haline gelen faralya ve kabak koyuda Fethiye de demirleyerek keşfedebileceğiniz yerler arsında yer almaktedır.
Yediburunlardan alşağı doğru seyrederken yüksekliği 1000 m bulan dağların denize doğru indiği vahşi kıyılardan geçtiğinizde , burada karşınzıa çıkan renk paleti karşısında Akdenizi tanımlamak için Turkuaz sahiller tanımının yetmediğini göreceksiniz.
KAÇIRMAYIN!
. 7 kilometrelik kumsalıylfl lüks otellerin ilgi odağı haline g,elen Sarıgerme'nin açıklarındaki Baba Ada, yatçılar ile dalgıçların gözbebeği. Adanın sahile bakan yüzünde yatlar için demirleme olanağı, kayalık arka yüzünde ise dalışrtıoktcıları mevcut. . Fethiye'nin en güzel noktalarından biri olan Kalemya koyundaki Hillside Beach Club, yatçılar için küçük. bir bağlanma iskelesilj)e sahip. Rezervasyon yaptırıldığı takdirde, tekne bağlama ve günlük ziYcıret ücreti karşılığında kulübün tüm olanaklarından yatçıların da yararlanması mümkıIın. Hillside'ın güneyindeki Turunçpınarı koyunda bulunan ve sadece denizden! ulaşılan Osman'ın Yeri, bulunduğu koyun doğal güzelliği ve yemekleriyle çok popüler. Pazarlıkyapmazsanız, fiyatlar can yakabilir...
Mübadele öncesinde 25.000 kişinin yaşadığıKayaköy, Fethiye yakınlarında gizli bir yaylada, şaşırtıcı bir konuma sahip. Gemiler koyundan 5 kilometrelik toprak bir yolla köye ulaşmak mümkün. Bir zamanlar Kayakölün iskelesi olan Soğuksu koyundan da köye bir patika uzanıyor.
KAS - ANTALYA
TÜRKİYE'NİN RİVİERASI
Fethiye'den sonra gittikçe sarplaşan sahil şeridi boyunca, Gökova ve Göçek'teki girintili çıkıntılı kıyılardan eser kalmıyor ve barınmaya elverişli koyların sayısı azalıyor. Örneğin Kalkan'ın bu denli gelişmesinde, Fethiye'den Kaş'a kadar teknelerin sığınabileceği tek önemli limana sahip olmasının payı büyük.
Finike Körfezi'nin bittiği noktadaki Gelidonya Burnu'nu geçtikten sonra, antik Likya topraklarından çıkıp Pamfilya sınırlarına dahil olduğunuzu, tipik Likya mezarlarının ortadan kaybolmasından anlayabilirsiniz. Antalya Körfezi'ne doğru Beydağları'nın gölgesinde ilerIerken organik tarım merkezlerinden Çıralı ve
Olimpos, eski korsan yatağı Phaselis ile Kemer'in tatil köyleri tarafından zaptedilmiş sahilleri sizi karşılayacak...
İKİZ KARDEŞLER: KALKAN VE KAŞ
Bir zamanlar, Elmalı'ya kadar uzanan geniş bir havzanın tarım ürünlerini Doğu Akdeniz'e ulaştıran Kalkan, 19. yüzyıl boyunca Teke yarımadasının en önemli ticaret limanı olarak kaldı. Karayollarının zamanla gelişmesi ve sahil yolunun 1960'ta tamamlanmasıyla birlikte, ürünler artık denizden değil, karayoluyla taşınmaya başlanınca, Kalkan da yavaş yavaş bir hayalet kasabaya dönüştü. Ta ki 1960'Iarda Ingiliz yatçılar tarafından yeniden keşfedilinceye kadar...
Bu güzel sahile yerleşmeyi seçenlerle birlikte küçük bir Ingiliz kolonisi haline gelen Kalkan ve Kaş; ahşap balkonlu, beyaz badanalı taş evlerin hala korunduğu tarihi merkezi dışında, çok yoğun bir "villalaşmanın" esiri.
Yapılaşmaya kapalı Kekova bölgesini ziyaret ettiğinizde, karayolunun bütün kötülüklerin kaynağı olduğuna rahatlıkla inanabilirsiniz. Mercan resifi gibi uzanan Kekova Adası'nın yarattığı iç deniz, sakinliğinden dolayı "ölüdeniz" olarak da anılıyor. Ikinci Dünya Savaşı'da Ingiliz denizaltıların gizlendiği bu suların dingin yapısı, bölgeyi deniz kayağı turlarının da merkezi haline getirmiş. Yeni yapılaşmanın olmadığı bu sahillerin en el değmemiş güzelliği ise sadece denizden ulaşılabilen Kaleköy (antik adıyla Simena).Finike Körfezi'ne geçmeden önce Noel Baba'nın memleketi Demre 'ye uğrayın. Bunun için çayağzı (Andriake) iskelesine bağlanıp sahildeki minibüsleri kullanmak mümkün. Pa tara'da doğan ve Bizans'ın önemli azizlerinden olan St. Nicholas, Ortodokslar tarafından çocuklar, mahkumlar, denizciler ve gezginlerin koruyucusu sayılırdı. Hala ölüm yıldönümü olan 6 Aralık'ta, Demre'deki Noel Baba Kilisesi'nde anılıyor.
Kilisenin kuzeyinde kalan dağın ya macı nda göze çarpan kaya mezarları ise Myra'ya ait. Sarp bir kaya duvarının içine oyulmuş onlarca ev tipi kaya mezardan oluşan nekropolis, tüm Likya'dakilerin belki de en görkemlisi. Özellikle yabancılar tarafından kışlamak için tercih edilen Finike Marina'da demirleyenler, 1050 metre yükseklikte bir yayla kenti olan Elmalı'yı günübirlik ziyaret edebilir. Tarihi dokusunu ve cumbalı eski evlerinin birçoğunu koruyan kasaba, Toroslar'dan Akdeniz'i seyreden sarp bir coğrafyanın ortasında yer alıyor.
KORSANLAR DIYARI: OLYMPOS'TAN ANTALYA'YA
Likya'nın en güney ucu ve Antalya Körfezi'nin başlangıcı olan Gelidonya Burnu, bir tekne mezarlığı gibi. Sualtı arkeologlarının burada keşfettiği ve MÖ 1200 yılına tarihlenen bir Fenike batiğının kargosu, bugün Bodrum Sualtı Müzesi'nde sergileniyor.
Burundan sonra keskin bir dönüşle kuzeye yönelen sarp kıyı şeridi, 28 mil boyunca devam ederek Antalya'da son buluyor. Antalya Körfezi 'ne, Ege'nin deli dolu meltemine kıyasla, yaz aylarında çok daha hafif rüzgarlar hakim. Yol üzerindeki Adrasan koyu, 2 kilometrelik plajıyla güzel bir sahil. Sualtı görüş mesafesi çok uzun olan koyda, sadece zıpkınla balık avına izin var. Bahsettiğimiz Finike batığı koyun hemen girişinde olduğu için burada tüplü dalış yasak.
Porto Ceneviz (Ceneviz Limanı) da aynı hat üzerinde sizi bekleyen güzel koylardan. Iki yanı yüksek kaya duvarlarıyla çevrili, fiyortu andıran koyda, hilal şeklinde yan yana iki güzel plaj ve arkada Musa dağının heybetli gövdesi sizi karşılıyor. 3 kilometrelik nefis plajıyla Çıralı sahili,tüm dünyadan bohem gezginlerin Türkiye'deki kabesi. Olimpos harabeleri,Yanartaş ve sahilden içeride yer alan "hipi komünü" tarzındaki kamp yerleri, ziyaret edilmeye değer.
Tekirova ve Kemer 'i geride bıraktıktan ,sonra, Antalya 'ya 20 millik bir mesafe kalıyor. Falezlerdeki bu güzel sahil kentinin kalbi olan Kaleiçi'nin ortaçağdan kalma limanında demir atarken, bir sonraki Akdeniz rüyanızı planlamaya başlayabilirsiniz.
KAÇIRMAYIN!
Kalkan Körfezi'nin büyük bölümü, dipteki çok sayıda tarihi batıktan dolayı dalışa kapalı. Ancak komşusu Kaş 'ın bu 'konudaki engeli daha az. . Yunan anakarasına en uzak Ege adası olan Meis 'e pasaport ve vize olduğu takdirde uğramak mümkün. Ikinci Dünya Savaşı öyküsünü anlatan Akdeniz (Mediterranio filmi, o zamandan beri neredeyse hiç değişmeyen bu adada çekilmiş. Tekneler Marina'ya bağlandıktan sonra acentelerin Toroslar'da cip safarisine katılabilirsiniz.
Antalya Kaleiçi 'ndeki Suna Inan Kıraç Müzesi, eski bir Antalya evi ile bir kilisede güzel bir etnofrafik sergiye ev sahipliği yapıyor. Müzeye bağlı Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü de, zengin arşivi ve antikçağa ilişkin çalışmalarıyla, önemli bir bilgi üretim merkezi.Dünyanın en güzel plajlarından Patara kilometrelerce uzanıyor, adeta bir çöl gibi... Burası Lykia'nın başkent Xsanthos 'un limanıymış bir zamanlar. Antik kentin tiyatrosu da, devam eden kazılara rağmen kısmen kumlara gömülmüş.