MAVİ YOLCULUK veya MAVİ TUR
Evde TV seyrederken veya ofiste bilgisayarın ekranına kilitlenirken gözleriniz, aklınızın ucuna hafiften yaz tatili fikirleri geliyor değil mi? Yaz tatili bu; denizi görmeden denize girmeden, denizden uzakta olmaz! Bu sene tatilinizi denize biraz daha yaklaşarak bir teknede geçirmenizi öneriyoruz. Çünkü...
Mavi yolculuk
Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaaağaçlı'nın öncülüğünde süngerci teknelerinde başlayan "mavi yolculuk", günümüzde artık sadece bu iş için imal edilen çeşitli büyüklükteki teknelerle ve "kitlelerle" yapılıyor. Ilk "mavi yolcular"ın keşfettiği bu alternatif "yol"a gün geçtikçe yeni rotalar, gizli koylar ekleniyor. Ilk mavi yolculuklarda adam başına bir tabak bir çatal bir bardak, tuvalet yerine teknenin arka tarafında bulunan bir kova ve güverteye serilen bir uyku tulumu düşerken, artık mavi tur larda her kamarasında sıcak su, banyo ve hatta klima bulunan teknelere sahibiz. Ilk mavi tur yolcuları yemeklerini denizden çıkarırken, şimdi tekne kıçlarına mükellef sofralar kuruluyor. Bu durumda mavi yolculuk yapmayacaksınız da ne yapacaksınız?
Mavi Tur
Diğer tatil seçeneklerinden farklı olarak artı avantajlar sunan mavi yolculuk,her sabah ayrı bir ve bakir bir koyda uyanma fırsatı sunmaktadır.Her türlü konforu bulabilceğiniz günümüz kiralık teknelerinde bir mavi tur yapmayı otelde konaklamaya tercih edeceğinizden hiç şüphemiz yok…
Yatçılık sektörünün ve ülkemize özgü mavi yolculuğun son yıllarda gördüğü talep yeni tekneler in yapılmasını sağlamış ve tatil severlerin alternatifi olmuştur.
Tekne Kiralama
Albatros Yatçılık olarak amacımız misafirlerimiz tüm yılın yorgunluğunu sakin mav iyle yeşilin buluştuğu turkuaz koylarda unutturmak!!!
MAVİ YOLCULUK MAVİ TUR
Doğayla baş başa kalmak, ıssız koylarda, turkuaz bir denizle bütünleşmek ve kafanızdaki bütün sıkıntıları atıp, yemyeşil bitki örtüsünü seyre dalmak istiyorsanız; aradığınız tatil türü mavi yolculuk olabilir. 1950’li yıllarda, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın öncülüğünde, Türk aydınları, yurt gezilerine çıktılar. Edebiyatımızda büyük yeri olan Sebahattin Eyüboğlu, Azra Erhat gibi aydınlar, her yıl düzenli olarak çıktılar bu mavi yolculuk gezilerini, kendi sanatlarına yansıttılar. O dönemlerde, herhangi bir lüksü olmayan teknelerin kullanıldığı mavi yolculuklar; artık içinde sıcak suyu, banyosu, kliması olan, son derece konforlu teknelerle yapılıyor. Önceden yolcular, yemeklerini denizden çıkarırken, şimdi teknelerde, lüks restoranları aratmayacak yemekler hazırlanıyor. Türkiye’nin eşsiz koylarında, kendi oluşturduğnuz grupla, özel yat kiralayabilir veya sadece kabin kiralayıp, yeni dostlar edinerek farklı bir tatil geçirebilirsiniz. Önceleri yabancı turistlerin ilgi gösterdiği mavi yolculuk tatillerine, son birkaç yıldır, Türklerden de büyük taleb var. “Bir otelde kalmaktansa, tatilini bir tekne üzerinde geçirmenin ne gibi avantajları olabilir?“ diye düşünebilirsiniz.
Mavi yolculukta;şehrin gürültüsünden uzak, tüm dertlerinizi unutup, gözünüzü her sabah başka bir koyda açabilir;geceleri yıldızların altında uyuyabilir ve istediğiniz yerde demirleyip, oranın zevkine varabilirsiniz. Eğer mavi yolculuğu kafanıza koyduysanız, ilk yapmanız gereken, güvenilir bir acente bulmak ve onlara, hayalinizdeki tatili anlatmak. Kaç kişi olduğunuzu, teknede istediğiniz özellikleri, bütçenizi, rotanızı, tatilinizin süresini ve zamanını belirledikten sonra, yapmanız gereken tek şey, size önerilen tekne alternatiflerini değerlendirmek ve bir karar vermek olacak. Turlar nisan ve ekim ayları arasında düzenleniyor. En yoğun aylarsa, temmuz ve ağustos. Ancak acenteler, mavi yolculuk için en uygun ayların, haziran ve eylül olduğunu belirtiyorlar.Çünkü hem koylar tenha oluyor hem de deniz suyu sıcaklığı açısından en uygun aylar bunlar ve tabi güneşin altında kavrulmamış oluyorsunuz. Denizin üzerinde kalacağınız süreyi yine siz belirliyorsunuz;ister dört gün, ister bir hafta, isterseniz de on beş gün…Tercihinize göre tekneniz ayarlanıyor ve işte… Tekneye vuran hafif dalgalar sizi uğurluyor; esen rüzgar ise, sizi alıp Akdeniz’in en güzel koylarına götürüyor. Deniyor k;i mavi yolculuğun tadını alanlar, bir daha asla başka bir tatil türü düşünemezler. Her gün başka bir koyda uyandığınız, yıldızların altında tatlı bir uykunun ardından , denizin turkuaz maviliğine gözlerinizi açtığınız düşünülürse, neden bir otel odasına hapsolmak isteyesiniz ki? Fethiye’de faaliyet gösteren ALBATROS YATÇILIK DA , mavi yolculuk düzenleyen şirketlerden biri. Genel müdürü Barış Kaya, son birkaç yıldır, özellikle Türk turistlerden büyük ilgi gördüklerini söylüyor. Kaya, son yıllarda artan talebin nedenlerini;tekne sayısının artmasıyla, her keseye uygun tekne alternatifinin olmasına bağlıyor.Kendilerine ait teknelerin yanı sıra, sezonluk olarak kiraladıkları teknelerle, müşterilerine turlar düzenliyorlar.
ALBATROS YATÇILIK’IN rotaları; FETHİYE- MARMARİS- FETHİYE, FETHİYE- KEKOVA- FETHİYE, BODRUM- GÖKOVA- BODRUM ŞEKLİNDE OLUYOR.
Tekneler;gulet, aynakıç ve tırhandil olarak üçe ayrılıyor. Hepsi de el yapımı ve ahşap. Mavi yolculuk için kullanılan tekneler, zamanla müşterilerin isteği doğrultusunda gelişmiş; aşçısı, servis elemanları ve kaptanıyla, üst seviye hizmetin sunulduğu tekneler haline gelmiş. Mavi yolculuğunuz süresince, küçük bir tekne üzerinde olacağınız mürettebatın seçimini de son derece önemli bir konu. Bu nedenle mavi tur firmaları, mürettebat seçimini yaparlarken, adayın teknik bilgisinin yanı sıra insan ilişkilerine de dikkat ediyorlar. Özellikle teknenin yönetimini yürüten kaptanın seçiminde, insan ilişkilerine çok önem veriyorlar. Denizde bir diğer önemli görev de aşçıya düşüyor. Aşçılar da genellikle referansla alınıyor. Mavi yolculuğa kendi grubunuzla çıkacaksanız, yola beraber çıkacağınız arkadaşlarınızı da iyi seçmeniz gerekiyor. Barış Kaya, tekne turlarına çıkan grupların, bazen kendi aralarında sorunlar yaşadığını söylüyor: “İnsanlar zannediyorlar ki, günde birkaç saat beraber oldukları insanla, bir hafta boyunca teknede kalabilirler. Ama öyle olmuyor maalesef. Kendi aralarında kavga edip dönebiliyorlar.’’ Tekneler tura çıktığında, günde 3-4 koy gezmeye özen gösteriliyor. Tabii, burada müşterinin isteği de önemli. Çok beğendikleri bir koyda, istedikleri kadar kalabiliyorlar. Deneyimli kaptanlar da bu konuda tatilcileri yönlendiriyor. Tur planı hazırlanırken, denizin ve rüzgarın durumu da göz önüne alınıyor. Hangi koyun, hangi gün, ne kadar rüzgar aldığı; kaptanlar tarafından biliniyor ve tura başlamadan önce, deniz haritası üzerinde, misafirlere ayrıntılı bilgi veriliyor. Teknede uyulması gereken kurallara da önem vermek gerekiyor; tuvaletlerin kullanımı, ayakkabı ile teknede dolaşılmaması, kabinlerde sigara içilmemesi, teknedeki araç gereçlerin kullanımı gibi… Mürettebatın sayısı da teknenin büyüklüğüne göre belirleniyor. Genelde bir kaptan, bir aşçı ve bir servis elemanı bulunuyor. Servis elemanı, yemeklerin servisinde ve içeceklerin soğutulmasından sorumlu. Kapta ise, hem mürettebatın hem müşterinin hem de teknenin yönetiminden sorumlu. Gezi sonunda bahşiş vermek, yat dünyasının bir geleneğiymiş. Eğer geziden memnun kaldıysanız, mürettebata eşit olarak dağıtılmak üzere, kaptana bahşiş bırakabilirsiniz. Fiyatlara gelince… Fiyatlar, seçtiğiniz tekneye, turun süresine ve isteklerinize göre değişiyor. Barış Kaya, teknelerin ahşap ve el yapımı olmasından dolayı, belli bir standardın olmadığını söylüyor:“20 metrelik küçük bir tekneyi, 4 bin-5 bin euro’ya bulabilirsiniz. Ama 28 metrelik bir tekneyi 500 euro’ya da bulabilirsiniz. Önemli olan, teknenin kış aylarında gerçekleştirilen bakımı ve kullanılan ağaç. Bizim dört kabinli teknelerden başlayıp, 14 kabine kadar giden teknelerimiz var. Teknelerin günlük kiralama fiyatı; 400-500 euro ile 4 bin-5 bin euro aralığında değişiyor.’’ Türkiye de mavi yolculuk, genelde kıyı şeridinde yapıldığı için, ahşap tekne olmasına rağmen, bir tehlike söz konusu değil. Ancak Barış Kaya, Fethiye- Kekova- Fethiye arasında bir buruna dikkat çekiyor; “ Ölüdeniz’de bir gece konaklıyoruz;oradan Kalkana yola çıktığımızda, Yediburunlar yakınında sabah saat 11:00’den önce geçmemiz gerekiyor. Bu nedenle sabah 05:00 itibari ile yol açıkıyoruz. Saat 11:00’den sonra, orada yüksek dalgalar çıkmaya başlıyor. Ama bunun gibi birkaç nokta dışında, herhangi bir tehlike söz konusu değil.’’ Beş yıldır bu işi yaptıklarını söyleyen ALBATROS YATÇILIK Genel Müdürü Barış Kaya, son olarak, mavi yolculuğa çıkmak isteyenlere şu ipuçlarını veriyor:“ Mavi yolculuğa çıkmak isteyenler, mutlaka acenteyle çıksınlar. Böylece karşılarında şikayet edebilecekleri veya bir şeyler talep edebilecekleri bir mercih oluyor. Tekne seçerken de , teknenin yaşına değil,daha ziyade bakımına önem vermeliler. Teknenin yaşı da fiyatı belirlemede bir unsur;ama mürettebat ve bakım, hepsinden daha önemli.’’
MAVİ YOLCULUK YAPARKEN, TEKNEDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER:
-Su depoları sınırlı olduğu için, su kullanımına dikkat edin, işiniz bitince muslukları kapattığınıza emin olun. -Teknenin kamaralı bölümünde sigara içmeyin. -Tuvaletlere yabancı madde atmayın. -Kaptana veya yakınlarınıza haber vermeden tekneden uzun süre ayrılmayın. -Motor durmadan veya manevra tamamlanmadan denize atlamayın; sürat teknelerinin önüne çıkmayın. -Güverte ve merdivenlere dikkat edin. Ayaklarınız genelde ıslak olacağından kayabilirsiniz. -Halatlara, lomboz kenarlarına, donanım kablolarına, zemin kapılarına güvenliğiniz için dikkat edin -Yolculuk;hava,rüzgar ve dinlenme yeriyle ilgili kaptanın kararlarına uyun. Mürettebat, teknenin seyri ile meşgulken , güvenli bir yere oturun. -Yerinizin sınırlı olduğunu unutmayın, kabine sığdıramayacağınız büyük bavullar almayın.
|