Yelkenliler için Fethiye civarı demirleme yerleri

Fethiye Civarındaki Diğer Demirleme Yerleri

 

Fethiye ile açık deniz arasındaki yarımadanın doğu ve kuzey kıyısında da uygun demir yerleri vardır;yarımadanın batısı ise melteme açık olup rüzgaraltıdır.

Üstünde ve iki yanında Letonia tatil köyünün yer aldığı Paçariz Burnu’nun kuzeyindeki koy melteme kapalı ve denizi güzel bir yerdir,8-10 m arası derinlikte kum dip zeminde demirlenebilir.

Yarımadanın kuzeyindeki Batıkkaya Feneri’nin güneyinde etrafı çam ağaçları ile kaplı,sahili kumsal Samanlı Koyu vardır (N 36,39,00-E 29,05,20).Burada poyrazda durulmaz,diğer 

havalara korunaklıdır,sahile yakın 6 m civarı demirlenir,koyun üstünden karayolu geçer,fener ile kuzeybatı ucundaki burun arasında 7 m derinlik vardır.

Yarımadanın kuzey batı ucundaki Çamlı Burun bir ucundan diğerine kocaman bir delik bulunan kayalık bir burundur;onun hemen batısında Kul Burnu ile arasında Kuleli Koyu yer alır,sahili plaj olan bu koya meltemin soluganı işler,uzun süreli durmaya uygun değildir.

Kul Burnu’ndan itibaren yarımadanın batı sahilleri rüzgaraltıdır,barınılmaz,sahilin batıya doğru devamında Şahin Burnu’na kadar olan kısımda birkaç güzel koy varsa da bunlar doğrudan mekteme rüzgaraltı olmasalar dahi soluganını alırlar ve kuzeye açıktırlar demirlemeye ve barınmaya uygun yerler değildir.

Şahin Burnu’nun hemen dibinde Sömbeki Limanı denilen çatal şeklinde iki koy vardır,batıdaki küçüktür,iki tekne zor sığar,denizi güzel olduğu için günlük gezi motorları uğrar,büyük boy yatlar giremez,geçici olarak yüzme molası için durulabilecek yerlerdir.Deniz derindir,iki koyun arasındaki kayalara çıma tutulup geçici kalınabilir.

Bu koylardan sonra güneye 5 mil kadar devam eden sahil boyunca arazi denizden itibaren yükselen dağlar halinde devam eder,bu sahilde barınılacak yer yoktur,rüzgaraltıdır,meltemde deniz kaba dalga yapar,motor arızası ihtimalini göz önünde tutarak kıyıya uzak seyretmenizi tavsiye ederim.Merdivenli Burnu’ndan sonra sahil geniş bir girinti yaparak Gök Gemile veya diğer adıyla Açıkdeniz Limanı’nı oluşturur;burası da rüzgaraltı bir yerdir ve barınılmaz.Bu noktadan itibaren anakaraya dar bir kıstak ile bağlı yüksek boğazdağ Yarımadası başlar,yarımada batı ucundaki İblis burnuna doğru tedricen alçalış ve yassı kayalıklar halinde sonlanır.Burunda arkasındaki araziden kolay fark edilmeyen demir konstrüksiyon bir fener vardır (Fl 2 5s).Burnun 40 m kadar açığında tehlikeli bir su altı kayası mevcuttur,dalgalı ve çırpıntılı havalarda hiç belli olmaz,burundan en az 100 m açık geçilmelidir.

İblis Burnu-Ölüdeniz Arası

Fethiye Körfezi İblis Burnu’nda biter,burnun hemen arkasında sanki içi iyi oyulmuş gibi gözüken gri renkli kayalık bir yar dimdik denize iner,buraya Dökükbaşı denilir.Ayrıca,İblis Burnu’nun doğu-güneydoğu istikametinde üç gomina açığında sudan biraz çıkmış tehlikeli bir kaya vardır,dışından geçilmesi gerekir.Boğazdağ Yarımadası güney kıyıları 2 mil boyunca doğudaki Tuzla Burnu’na kadar rüzgaraltı ve kaba dalga alan kıyılar halindedir.Tuzla Burnu geçilince kıyı şeridi 2.5 mil doğuda yer alan Yoğunburun’a kadar küçük bir körfez görünümünde kuzeye doğru geniş bir girinti yapar,bu bölgede önemli demir yerleri,koylar,görülecek doğal ve tarihi alanlar bulunmaktadır.

 

Karacaören Koyu

 

Adeta bir yengecin kıskaçları gibi denize uzanmış Tuzla Burnu ile onun iki gomina kuzeyindeki İnce burun arasında Karacaören Koyu ve tam karşısında da Karacaören Adası yer alır.Ada Bizans döneminde yerleşim yeri imiş ve o zamandan kalma harabeler görülmektedir.Tuzla Burnu ile ada arasında üç tane su üstü kayası vardır,buruna yakın olan kayalar büyük,en güneyde kalanı küçüktür İblis Burnu’ndan gelirken sanki adanın güneyinde imiş gibi göz yanıltır.Kayalar ile ada arasındaki 150 m genişliğindeki geçit 10 m kadar derinliktedir.Kayalar ile Tuzla Burnu arası ise yer yer döküntü kayalar ve sığlıklar ile doludur.Büyük yatların adanın açık deniz tarafından geçmesi hayırlı olur.Karacaören Koyu melteme kapalı ve güneyden gelen soluganın da az hissedildiği bir demir yeridir.Koyun güneybatı köşesi güneyden şiddetli havalarda bu bölgede sığınılabilecek en korunaklı yerdir.Koyun güney ve batı tarafı önünde dip kum-yosun karışımı olup 8-10 m derinlikte rahatça demirlenip kıyıdaki kayalara koltuk bağlanabilir;burada Tuzla Burnu’nu oluşturan yarımada alçak olduğu için adeta bir mendirekmiş gibi koruma yapar ve arkasında açık deniz 

görülür.Koyun batı sahilinde düzenli bir restoran vardır,lokantanın personeli genellikle demirler ve bağlanırken botla gelip yardımcı olmaktadır.

 

Kısık Limanı

 

İnce Burun ile onun kuzeyindeki Delik Burun arasında Boğazdağ Yarımadası’nın anakaraya bağlandığı dar kıstağa doğru girinti yapan geniş koy derindir,güney tarafı yüksek yamaçlara kadar çam ormanı ile kaplıdır,karşı tarafı ise zeytinliktir.Koy batıya doğru daralır,derinlik de 10 m kadar düşer,burada demirleyip güney kıyısına çıma tutularak kalınabilir,solugan hissedilir.

 

Gemiler Koyu ve Gemiler Adası

 

Ucunda bir baştan bir başa kocaman bir delik olan kayalık Delik Burun’un ardında doğu tarafında kalan koya Gemiler Koyu denir;güneye açık olduğu için meltemin soluganı içeri girer,güney havalarında barınılmaz.Dip kumdur,plaja yakın kısımda dipte yassı taşlar vardır.

Koyun sonu plajdır,Kayaköy ve Fethiye’ye karayolu bağlantısı vardır,bu nedenle plaj ve civarı yaz aylarında piknik ve denize girmek için gelenlerle dolar,sahilde birkaç tane uyduruk lokanta vardır,bunların ve civardaki yatların botları devamlı ortalıkta dolaşıp huzursuz ederler.Yatlar için tavsiye edilecek bir demir yeri değildir.

Delik Burun’dan ve ardındaki koydan sonra doğuya doğru devam eden sahilin karşısında Gemiler Adası yer alır,kara ile arasında 250 m genişliğinde bir boğaz vardır,bu boğazın içinde kara veya ada tarafına koltuk bağlanarak demirlemek ve barınmak mümkündür.Güneyden havalarda ada tarafına,kuzeyden havalarda ise kara tarafına bağlanmak gerekir.

Boğazda su derindir,20 m civarında demir atmak gerekir,dip taşlık ve kayalık olduğu için çapaya köstek bağlayarak atınız ki takıldığında kurtarabilesiniz.

Gemiler Adası’nda vaktiyle kalabalık yerleşim varmış,boğaza bakan kuzey kıyısında hem Lykia hem de Bizans döneminden kalma harabeler vardır;bazıları kayalara yontularak yapılmış kalıntılar kıyı boyunca yan yana uzanırlar,bunların önünde demirleyip onlara çıma 

Kalevezi Koyu

 

Gemiler Adası’nın doğusunda kuzey yönde girinti yapan büyücek koyun adı Kalevezi Koyu’dur,içerisinde demirlemeye uygun iki yer vardır,batı yakasında sanki bir fiyort gibi girinti yapan yere Soğuksu Limanı denir (N 36,34,30-E 29,05,00).Kuzey yamacının üstünde beyaz badanalı kubbesi ile bir gümbet uzaktan fark edilir,güney girişinin önünde bir kaya sudan iki metre kadar çıkar.Koy içeri doğru daralır ve kuzeybatı yönüne kıvrılır sonunda bir lokanta ve küçük plaj vardır.Güney yakasına koltuk bağlanarak derin suda demirlenebilir,plajın önünde derinlik 7 m civarındadır,küçük yatlar burada da demirleyebilirler.Eskiden Kale Köy’ün iskelesi olduğu rivayet edilen bu yere günlük gezi motorları gelirler,gündüz saatlerinde kalabalık olur.Plajın karşı tarafındaki bir girintinin içinde tatlı su kaynağı vardır,koya ismini bu kaynak vermiştir.

Kalevezi Koyu’nun içinde soğuksu limanının karşısında doğu yakasında ve doğuya girinti yapan koya Mersin Limanı denir.Etrafı kayalık ve aralarında çamlık olan koyda 8 m civarında demirleyerek birkaç tekne sığabilir.Dip ortalarda kumdur fakat kıyıya yakın taşlıktır.Güneşin doğuş ve batışına yakın saatlerde bu koylarda çok arı uçuşur.

Mersin Limanı’nın 500 m kadar güneyinde denizden birkaç metre dışarı çıkan gri renkli kayalar vardır,bunlara Beştaş derler,onların kuzeyindeki küçük girintiye Beştaş Plajı denir,suyu ve denizi güzeldir,günlük gezi motorları yüzme molası için uğrarlar ancak,demirlemeye uygun değildir,gece kalınamaz.

Liste Boş. Karşılaştırma yapmak için istediğiniz teknelerin "Karşılaştır" butonunu tıklayınız.

Karşılaştır